Ölüme Çalım"Ertan DOĞANMina Hepsen "Kan Kırmızısı Ayın Altında" kitabı"Ruth RENDELL "Su Çok Güzel" kitabıSema KAYGUSUZ "Yüzünde Bir Yer" kitabıPaolo Giordano "Asal Sayıların Yalnızlığı"kitabıHakan GÜNDAY "ZİYAN "KitabıAlacakaranlık-Stephine MEYER kitap özetiGizlidir Bütün Aşklar-Maeve Binchy kitap özeti ~ Popüler Kitaplık,Popüler kitap özetleri,en son çıkan kitaplar
en çok satan kitaplar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
en çok satan kitaplar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ekim 2009 Çarşamba

Ölüme Çalım"Ertan DOĞAN


Ertan Doğan
Cevahir Yayınları
Mayıs 2009, 312 Sayfa

KİTAP TANITIMI;
—Bir gece evimizin kapısını polis çalarsa hiç şaşma anne! Baksana ortalıkta Atatürkçü kalmadı, yakında bizi de alırlar içeriye.

"Ayy, Allah korusun oğlum, deme öyle…" dedi Emine ve kulağını çektikten sonra, üç kere masayı tıklattı. Güneş şemsiyesinin altında oturmalarına rağmen, üzerinde kazak olduğu için, sıcak iyice bunaltmıştı Çağatay'ı. Gazetelere bir süre daha göz gezdirdikten sonra, ayağa kalktı. Bacaklarını açmak için mermer zeminde birkaç adım yürüdü ağırdan. Merdivenlerden bahçeye indi. Çimlerin üzerinde yürürken kendini cennetteymiş gibi hissetti. Oysa bu ev, çok zaman cehennemden farksızdı onun için. Buluşmayı geciktirdiği için, bahçesinden özür diledi üzgün bakışlarla.

Görülmeye değer bir bahçesi vardı Işılların. Güller ve ortancalar karşılıklı sıralanmıştı. Okşanınca, çevresine mis gibi koku salardı fesleğen. Sevdalı serçelerin buluşma yeriydi çam ağacı. Işıklar yanınca içi içine sığmazdı akşamsefasının. Her ne kadar doğa, tüm cömertliğini sergiliyorduysa da bu güzel bahçede, insan görmek istemedikten sonra, yapacak ne kalıyordu geriye?

Çağatay, fesleğene elini sürerken; 'sahip olduklarımızın değerini niye çok geç anlarız,' diye sordu içinden. Gökyüzünün mavi olduğunu biliriz de kafamızı göğe çevirip, o maviliğin büyüsüne kaptırıp kendimizi, kaç kez düşlere dalarız? Doğanın yeşilliğini severiz de, çınarın gölgesinde soluklanırken, dallarla yaprakların kendi aralarındaki söyleşisine kulak verenimiz olur mu hiç? Sırf; gökyüzü mavi, ağaçlar yeşil diye mutlu olanımız var mıdır? Çam ağacının gölgesinde çimlere uzanmış, pırıl pırıl gökyüzünü izlerken; mutluydu Çağatay, hem de çok...


Devamını okuyun...>>

21 Ekim 2009 Çarşamba

Mina Hepsen "Kan Kırmızısı Ayın Altında" kitabı



Çeviren: Ayfer Ünalan

Sınırsız tutkular hayatınızı tehlikeye atabilir… ruhunuzu da!

Başkalarının düşüncelerini okuma yeteneğine sahip olan Angelica Shelton Belanov, bir gün Londra’da sosyetenin kaymak tabakasının düzenlediği bir davete katılır.

Ancak bu tatsız ve sahte kalabalığın ortasında gürültülü düşüncelerin âdeta saldırısına uğrayan Angelica, teselliyi esrarengiz görünümlü, oldukça yakışıklı bir yabancının arkadaşlığında bulur: Prens Alexander Kourakin.

Diğer erkeklere pek benzemeyen Prens Alexander’ın Londra’da bulunma nedeni ise davet değil, vampirlere ait Doğu Klanı’nın lideri olarak, gücünü yitirmekte olan türünün geleceğini tehdit edenleri ortadan kaldırmaktır.


Orijinal adı ve dili:
Under the Blood Red Moon - İngilizce
Türkçe'de
ISBN: 978-605-111-331-9
Sayfa sayısı: 232
Ebat: 14x23 cm
Yayın tarihi: Eylül 2009


Devamını okuyun...>>

"Ruth RENDELL "Su Çok Güzel" kitabı


Kitap Tanıtımı;
Çeviren: Silya Zengilli

Gerilim edebiyatının kraliçesi Ruth Rendell, şizofren bir anne ile iki kızının öyküsüne ortak ediyor okuru. Kuşku uyandıran bir ölüm, günümüz Londrası’nda işlenen bir cinayet… Okur, her zaman olduğu gibi Rendell’ın önderliğinde kendini öyküye kaptırıyor.


Annesiyle beraber merdivenleri tırmanıyor, kız kardeşinin peşinden banyoya doğru ilerliyordu. Yer sırılsıklamdı, beyaz bir cisim ona doğru yüzüyordu ve annesi birden haykırdı: “Sakın bakmayın!”

Ismay’in üvey babasının cesedini, annesi ve kız kardeşiyle birlikte banyoda bulmasının ardından dokuz yıl geçmiştir. Yeni bir cinayet, onu bu olay hakkında tekrar düşünmeye iter: Belki de katil kız kardeşidir.

orjinAL ADI:The Water's Lovely - İngilizce
Türkçe'de
ISBN: 978-605-111-307-4
Sayfa sayısı: 264
Ebat: 14x23 cm
Yayın tarihi: Eylül 2009


Devamını okuyun...>>

Sema KAYGUSUZ "Yüzünde Bir Yer" kitabı


KİTAP TANITIMI;
“Gözüm!”
Bir keresinde babaannen böyle diyerek okşamıştı seni, halk dilinden türeyen bu epeski sevgi sözcüğüyle. Kendi görüp göremeyeceği her şeyi bir tek sen göresin diye mi üçüncü gözü kıldı seni? Kendinden verdiği bu göz, bakışın, algının, ışığın ve tanıklığın çok ötesinde gizil bir mirassa eğer, ne zaman fotoğraf makineni bir dürbün gibi ona buna doğrultup yakın-uzak ayarı yapsan, bil ki bir mil batırıp içine akıtıyorsun onu. Devraldığın gözü imha ediyorsun. Çünkü daha bakarken değiştiriyorsun şeyleri. Çerçeveye aldığın nesne her neyse, onu dünyadan koparıp kendi betimine buluyor, hayat sabitlediğin anlardan ibaretmiş gibi, evrenin zamandan münezzeh sıfatını önce insan yüzlerinde göreceğin yerde kendi yapıtında deniyorsun.

Hiç olmazsa bir kerecik “gözüm” diyerek sevsen beni, alnında bir yere koysan billur cismimi, bir sürü çerçeveler bulsak seninle, yağmalamadan muhafaza etsek şeyleri, itham ve iltifat etmeden sonsuzluğunu bulsak saliselerin; alelade ya da özel, kaba ya da zarif bütün nitelikleri düzlesek, baktığımız yerde göremediğimiz bir şey de olduğunu itiraf edip sussak birlikte, bu ağzı sıkılıkla hiç övünmesek, ne güzel olurdu. Yeter ki iste, sana feda olsun gözüm.


Sayfa sayısı: 176
Ebat: 13,5x19,5 cm
Yayın tarihi: Ekim 2009


Devamını okuyun...>>

Paolo Giordano "Asal Sayıların Yalnızlığı"kitabı


Kitap Tanıtımı;


Çeviren: Eren Yücesan Cendey

Asal sayılar yalnızdır; sadece kendilerine ve bire bölünebilirler; asla eşlerini bulamazlar.

Alice ve Mattia da çocukluk travmalarının gölgesinde yaşarken yapayalnızlar.
Alice, ölümden döndüğü kayak kazasının izlerini taşır, Mattia da engelli kız kardeşinin kayboluşuyla ilgili suçluluk duygusunu. İki genç birbirlerinin yaralı ruhlarının derinlerine inerler.

Büyüdükçe anlarlar ki kaderleri bağlanmış, sadece kendilerine ve birbirlerine bölünebiliyorlar.

Yalnızlığa, sevgiye ve çocuklukta yaşananların ağırlığına dair olağanüstü bir hikâye.


“İtalya’nın en prestijli ödülü Premio Strega’yı kazanan genç yazardan yürek burkan bir roman… Göz kamaştırıcı bir başarı.”
Daily Mail

Orijinal adı ve dili:
La solitudine dei numeri primi - İtalyanca
Türkçe'de
ISBN: 978-605-111-326-5
Sayfa sayısı: 292
Ebat: 13,5x19,5 cm
Yayın tarihi: Eylül 2009


Devamını okuyun...>>

Hakan GÜNDAY "ZİYAN "Kitabı


Kitap tanıtımı;

HATIRALARINDA YAŞAYANLAR, DONARAK ÖLÜRLER

‘‘Beyaz gövdeli zenci köpeklerimiz var. Adları da var. Ama onlar birer heykel. Çağırınca gelmiyorlar artık. Cennetin kapısını bekliyorlar. Karla karışık toprağa gömülebilmek için kulakları dik donuyorlar! Öyle bir cennet ki, paslı demirin bile ak sakalı var. Bizi saran tel örgüler beyaz angoradan örülmüş. Havası havlamayı bırakmış, ısırıyor. Beyaz ağzı etimizle dolu. Bu yüzden sessiz bir ayaz var. Saçaklardan sarkan mızrak dişleri ensemize saplanmış. Gazete kâğıdı gibi buruşmuş derimizde mor diş izleri, bekliyoruz.
Cennetten kovulmayı. Bembeyazız. Soğuk. Donmak. Çözülmek. Tekrar donmak.
Daha fazla hiçbir şeye gerek yok. Fiilleri çekmeye bile. Herkes kalsın yerinde. Bıraksınlar, yaslansın göğsüm sırtlarına, ılıklaşsın enseleri nefesimle. Yavaş yavaş sokayım dilimi derilerine. Aksın içlerine hayatımın zehri. Yirmi adet mermi. Muhteşem! Hepinizi geberteceğim! Ama hepinizi!’’


Devamını okuyun...>>

21 Eylül 2009 Pazartesi

Alacakaranlık-Stephine MEYER kitap özeti



KİTAP ÖZETİ

"3 şeyden kesinlikle emindim. 1.'si Edward kesinlikle bir vampirdi. 2.'si bu ne kadar güçlü olduğunu bilmediğim bu vampir,


yani benim kanıma susamıştı. 3.'sü bu vampire kayıtsız ve geri dönülmez bir şekilde aşıktım." Isabella "Bella" Swan güneşli Phoenix, Arizona'dan, babası Charlie'nin yanına, yağmurlu Forks, Washington'a taşınır. Bella bunu seçmiştir çünkü annesi Renée beysbol


oyuncusu olan yeni kocası Phil Dwyer ile taşınacaktır. Bella yeni okulunda dikkatleri üzerine çeker ve çabucak birkaç arkadaş edinir


ayrıca okuldaki erkek öğrenciler de utangaç Bella'nın ilgisini çekmek için yarışır. Bella okulun ilk gününde, Biyoloji dersinde Edward Cullen'in yanına oturduğunda, Edward tarafından tamamen reddedilmiş gibi görünür. Aile dostu Jacob Black, Bella'ya yerel kabile efsanelerinden


bahseder. Bella Edward ve ailesinin vampir olduğunu öğrenir ancak bu aile insanların değil, hayvanların kanını içen vampirlerdir.


Edward ilk başlarda Bella'dan uzak durmaya çalışır çünkü onun kanının kokusu da kendisine çok çekici gelir. Zamanla Bella ve Edward


birbirlerine aşık olduklarını anlarlar. Birliktelikleri göçebe vampirlerin Forks'a gelmesi ve James'in(göçebe vampirlerin başı) Bella'yı


avı olarak görmeye karar vermesi ile kaosa girer. Cullenler James'in dikkatini dağıtmak için Bella ve Edward'ı ayırma planı yaparlar ve


Bella'yı saklanması için Phoenix'te bir otele gönderirler. Sonrasında Bella, James'ten annesini ele geçirdiğini ve onu kurtarabilmesi için


kendisini feda etmesi gerektiğini söyleyen bir telefon alır. Bella da söyleneni yapar ve her şeyin yalan olduğunu anlar ama herşey için geçtir.


James ona saldırır ancak Edward, Cullen ailesinin diğer üyeleri ile birlikte James öldüremeden önce Bella'yı kurtarır.


Bella'nın elinin ısırıldığı anlaşıldığında Edward onu vampire dönüştürecek zehir vücüduna yayılmadan önce emerek dışarı atmaya çalışır.


İlk anda zorlanır ama aşkı için durmayı başarır. Forks'a geri dönmeleri üzerine, mezuniyet gecesinde Bella, Edward'ın izin vermediği vampir


olma arzusunu dile getirir. Ama bu isteğini Edward reddeder. Ama bu dileği elbet bir gün gerçekleşecektir.

Yayınevi : Epsilon


Devamını okuyun...>>

Gizlidir Bütün Aşklar-Maeve Binchy kitap özeti


Kitap Özeti :
Yankı Mağarası Derler Oraya; Doğru Yöne Bağırırsan Sadece Bir Yankı Değil Sorularının Cevabını Da Duyarsın.


1950Lerin Küçük Bir Sahil Kasabasında Yetişen Clare Obrien Ve David Power, Kalplerindeki Arzuyu Yankı Mağarasına Haykırırlar. İkisinin De Tek Bir Dileği Vardır: Kasvetli Ve Dedikoducu Castlebay Kasabasından Bir An Önce Kurtulmak.
Tıp Öğrenimi Gören David İle Üniversitede Burslu Okuyan Clarein Yolları Yıllar Sonra Dublinde Kesişir. Ancak Küçük Bir Kasabanın Tek Doktorunun Oğlu İle Mütevazı Bir Dükkân Sahibinin Kızının Birlikte Olmaları Sosyal Açıdan Pek De Mümkün Değildir. Aşklarının Yankısını Duyabilmeleri İçin Önlerinde Aşmaları Gereken Pek Çok Engel Vardır.
Kader Bir Gün İkisini De Castlebaye Çağırır. Fonda Gri Bir Gökyüzünün, Dalgalı Bir Denizin Ve Rüzgârın Olduğu; Sırlarla, Hüsranla, Tutkuyla, İhanet Ve Aşkla Örülmüş Bir Dramın İçinde Bulurlar Kendilerini. Aşklarının Yankısı Tüm Engelleri Aşarak Onlara Ulaşabilecek Midir?

Maeve Binchy, Küçük Bir Sahil Kasabasındaki Sıradan İnsanları Anlatırken, Âdeta Dünyanın Dönerken Çıkardığı Sesi Yankılıyor.
kitap 152 sayfadır.


Devamını okuyun...>>