"Beni Asıl Hayat Aldattı " Cezmi ErsözKayıp Gül "Serdar Özkan "Ölümcül Tür " Chuck Hogan, Guillermo del Toro "Alaçatı da Aşk" Mehmet CORAL"Ölüm Yolculuğu " Michael Robotham ~ Popüler Kitaplık,Popüler kitap özetleri,en son çıkan kitaplar
yeni çıkanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yeni çıkanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Aralık 2009 Salı

"Beni Asıl Hayat Aldattı " Cezmi Ersöz


Tekin Yayınevi
Ekim 2009, 200 Sayfa

Gözyaşlarım hırsa getirdi beni. Dolabı açtım. Bir gömleğini seçtim. Önce hasretle kokladım, ardından düğmelerini kopardım tek tek... Sonra aldım elime iğne ipliği, koparttığım düğmelerini yeniden diktim. İğneyi gömleğine her geçirişimde yanlış insan, her çıkarışımda doğru insan, deyip ağlıyordum. Kimbilir belki birazdan, belki daha sonra kapımı çalardın. Evimize dönerdin...

Bir ayağı kırık atına... Hem gidecek neresi vardı ki? Yanlış sevgilinden, yanlış hayatlardan, yanlış arkadaşlıklardan gidecek neresi vardı ki? En sonunda birbirimizi bulmayacak mıydık? Hem öyle güzel kokuyordun ki, öyle amansız... Sen yokken seni çok düşledim... Yaşadığın bu düş kırıklığı yeter sana. O an gördüm seni. Bunu sana hiç sormayacağım, ama yeterki, gel.

Çal artık kapımızı... Yanlış arkadaşların seni çok özledi...

Çal artık kapımızı... Yanlış sevgilin seni çok özledi...


Devamını okuyun...>>

17 Kasım 2009 Salı

Kayıp Gül "Serdar Özkan "


Kayıp Gül kitap özeti;

Timaş Yayınları

Ekim 2009, 205 sayfa

“TÜRKLERİN KÜÇÜK PRENS’İ TÜM DÜNYAYI BÜYÜLÜYOR”

Helsinki Sanomat - FİNLANDİYA

29 DİLDE, 40’TAN FAZLA ÜLKEDE BASILAN ULUSLARARASI BİR BESTSELLER

İngilizce baskısı Temmuz ayında yayınlanan, Kanada’dan Japonya’ya, Brezilya’dan Endonezya’ya yüzbinlerce okurun gönlünde taht kuran KAYIP GÜL Türk okuruyla buluşuyor.

Genç Türk Romancı Serdar Özkan'ın ilk romanı Kayıp Gül bugüne kadar 29 dile çevrildi, 40'tan fazla ülkede basıldı. Kanada'dan Japonya'ya, Brezilya'dan Endonezya'ya, dünyanın dört bir yanında okurların büyük ilgi ve beğenisini kazanan Kayıp Gül, birçok ülkede haftalarca bestseller listelerinde yer aldı.

Tüm zamanların en çok okunan ve sevilen kitaplarından St. Exupéry'nin Küçük Prens'i, Richard Bach'ın Martı'sı, Hesse'nin Siddarta'sı ve Paulo Coelho'nun Simyacı'sına denk tutulan Kayıp Gül, özgün bir “kendini keşfetme” romanı.

Değişik kültür ve felsefeleri günümüzün modern yaşantısıyla iç içe sunan Kayıp Gül, Doğu'yla Batı arasında bir köprü eser niteliğinde.

Sanki bu yönüyle, hem tarihsel hem de coğrafi anlamda Doğu ile Batı arasında bir köprü olan kültürümüzün çağdaş edebiyata akseden bir yansıması.

Kayıp Gül'ün kahramanı Diana'nın peşine takılan okur, başta Türk kültürüne olmak üzere, Yunan mitolojisinden Yunus Emre'ye; William Blake'ten Sokrates'e; doğu mistisizminden Küçük Prens'e; Meryem Ana'dan Nasrettin Hoca'ya; modern yaşantıdan metafiziğe; gerçek dünyadan düşlerin dünyasına ve San Francisco'dan İstanbul'a uzanan bir yolculuğa çıkıyor.

Eserlerinde doğu ve batı motiflerine eşit derecede yer veren Serdar Özkan bir röportaj sırasında kendisine yöneltilen, “Siz, batı hakkında yazan doğulu bir yazar mısınız, yoksa doğu hakkında yazan batılı bir yazar mısınız?” sorusuna “Ben bir insanım” diye cevap verecek kadar insanın evrenselliğini ve birleştiğimiz noktaları ön plana çıkaran bir yazar.

Kayıp Gül, evrensel mesajları ve kültürleri buluşturan, Doğuyla-Batıyı birleştiren yönüyle, özellikle kültür çatışmalarının giderek arttığı dünyamızda ümit veren bir eser. Kanada televizyonunda, Kayıp Gül'ün hayatında okuduğu en güzel öykülerden biri olduğunu belirten kitap eleştirmeni Christine Michaud, Kayıp Gül'ün bu yönüne özellikle dikkat çekiyor. Kayıp Gül için “Bu kitabın bizi birleştirmeye gücü var,” diyen Michaud, kitaptaki öykünün her

insana hitap ettiğini söylüyor.

Serdar Özkan romanlarında, farklılıklarımızdan çok ortak yönlerimize vurgu yapıyor. Yazar, degişik kültürlerden gelen insanların farklılıklarını kabul etmekle birlikte, yine de insan olarak benzerliklerimizin daha önemli olduğunu savunuyor. Üniversite eğitimi için gittiği Amerika'da dört sene yaşayan Özkan, bu düşüncelerinin orada, tamamen farklı bir kültürde yaşarken şekillendiğini söylüyor. Zaten Kayıp Gül de ikiz kız kardeşini aramak üzere İstanbul'a gelen Amerikalı Diana'nın öyküsünü anlatıyor.

Kayıp Gül aynı zamanda, başkalarının beğenisini ve takdirini kazanmak uğruna düşlerinden ve kendinden ödün veren genç bir kızın öyküsü.

“Başkaları benim hakkımda ne düşünür?” kaygısıyla hayallerini ve “kendi olmayı” terk eden ve bu yüzden sonunda dibe vuran Diana'nın kendini geri kazanma savaşının öyküsü. Bu savaşında ona St.Exupéry'nin Küçük Prens'i, Küçük Prens'in gülü ve İstanbul'un gülleri eşlik ediyor.


Devamını okuyun...>>

Ölümcül Tür " Chuck Hogan, Guillermo del Toro "


Ölümcül Tür
Ölümcül Tür Üçlemesi – Birinci Kitap
( The Strain )

Chuck Hogan, Guillermo del Toro

Çevirmen : Niran Elçi
Kasım 2009, 552 sayfa,

Oscarlı Pan’ın Labirenti filminin yaratıcısı Guillermo del Toro ve Hammet Ödüllü Chuck Hogan, insanlar ve vampirler arasındaki tüm insanlığı tehdit eden korkunç savaşı anlatan bu destansı romanda hayal güçlerini bir araya getiriyor.

Her zaman buradaydılar...

Vampirler...

Karanlıkta gizlice bekliyorlardı...

Artık zamanları geldi.

Bir hafta içinde Manhattan ellerine geçecek...

Bir ay içinde Amerika…

İki ay içindeyse TÜM DÜNYA...

Bir Boeing 777, JFK Havaalanı’na iner ve pistte ilerlerken birdenbire durur. Bütün gölgelikleri kapanmıştır. Bütün ışıkları sönmüştür. Bütün iletişim kanalları sessizliğe gömülmüştür. Havaalanındaki yer mürettebatı hiçbir cevap alamamaktadır. Bunun üzerine Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’ne acil durum uyarısı gönderilir. Biyolojik tehditleri inceleyen acil müdahale ekibinin başı Dr. Eph Goodweather bu çağrıyı alır ve uçağın içine girer. Ama orada, insanın kanını donduracak türden şeylerle karşılaşır.


İspanyol Harlemi’ndeki bir rehinci dükkanında, eski bir profesör olan ve Nazi Soykırımı’ndan kurtulan Abraham Setrakian bir şeyler olduğunu bilmektedir. Zamanın geldiğinin, savaşın başlamak üzere olduğunun farkındadır...

New York’u pençesine alan vampir virüsü sokaklara taşmaya başlayınca, çok büyük bir mücadele de başlar. Setrakian’ın ve bir avcı ekibinin yardımını da yanına alan Eph, çok geç olmadan, bu bulaşıcı hastalığı yok etmenin ve –eşiyle oğlunun da bulunduğu– şehrini kurtarmanın bir yolunu bulmak zorundadır.

“[Guillermo del Toro] hayal gücünü vampirlerin üzerine salıyor... Şok edici...”

USA Today

“Del Toro ve Hogan, tüylerinizi diken diken edecek lezzetli bir korku hikâyesini ustalıkla sunuyor. Ölümcül Tür, Bram Stoker, Stephen King ve Michael Crichton’ı bir araya getiriyor. Bundan daha iyisi olamaz.”

Nelson DeMille


Devamını okuyun...>>

28 Ekim 2009 Çarşamba

Alaçatı da Aşk" Mehmet CORAL


Mehmet Coral
Doğan Kitapçılık
Haziran 2009, 180 Sayfa,

KİTAP TANITIMI;

Alaçatı'nın, kekik kokulu rüzgârlarıyla, güneşin erittiği renkleriyle, insanlarının sıcaklığıyla hep arka planda durduğu, hayattan büyük yanılsamaların sarmalında yaşanan, sonsuz bir aşkın öyküsü.

Yürüyorlardı, Alaçatı'nın Ege güneşiyle yıkanmış yollarında. Yol kenarlarına dizelenmiş zafer çelenkleri gibi katırtırnakları, mimozalar, süpürgeotları selamlıyordu onları. Daracık, kırma taş döşeli sokakların iki yanındaki evlerin cumbalı pencere pervazlarına dolanmış yaseminler, taş duvarların arkasında kalan avluların içinde yükselen narların, incirlerin arasından sarkan hanımelleri, begonviller, hepsi birden eğiliyor, katılmaya zorluyordu onları katıksız yaşama sevinçlerine.


Devamını okuyun...>>

27 Ekim 2009 Salı

"Ölüm Yolculuğu " Michael Robotham


Katili yakalamak için, gece feribotunu yakalayın...

Alisha Barba'nın dedektif olma hayalleri, bir katil zanlısının onu bir duvara fırlatarak belkemiğini kırmasıyla birlikte sona ermişti. Tekrar ayağa kalkan, ama meslek hayatı da, özel yaşamı da kararan Alisha eski okul arkadaşı Cate'ten bir haber alır. Sekiz aylık hamile olan Cate'in başı beladadır.

Buluşmayı kararlaştırdıkları gece, aniden ortaya çıkan bir arabanın çarpması sonucu Cate ağır yaralanırken, kocası hemen ölür. Sağlık görevlileri Cate'i yaşatma savaşı verirken, ortada bir sahtekarlık döndüğü anlaşılır; bu, çetrefilli ve akıllara durgunluk verecek bir dizi sahtekarlığın ilkidir. Bunun üzerine Londra'nın Doğu Yakası'ndan kalkan Alisha kendini Amsterdam'ın ünlü Kırmızı Fener Mahallesi'nde, Afganistan'ın kuş uçmaz kervan geçmez dağlarından Londra'nın konforlu orta sınıf varoşlarına uzanan, insan tacirliği, seks ticareti, kölelik ve sömürünün kol gezdiği karanlık bir yeraltı dünyasında bulur.

Ortalığa üşüşen gölgeler derinleşirken, Alisha ve eski patronu Müfettiş Vincent Ruiz kendi önyargılarıyla yüzleşmek ve korumaya yemin ettikleri yasaların bizzat kendisini sorgulamak zorunda kalacaklardır.

'Ölüm Yolculuğu'nun tek bir konusu var: insan kalbi –insanın duran, kırılan, burkulan kalbi.'
Val McDermid

'Yutarcasına okuyacağınız, kalbinizi ve ruhunuzu ele geçirecek, nadir bulunur bir roman. Michael Robotham en iyi İngiliz gerilim yazarları arasında sayılmayı hak ediyor.'
Peter James


Devamını okuyun...>>