V elev ki Ciddiyim "Gülse BİRSEL"AŞKNAME"İskender PALA"Boleyn Mirası " Philippa Gregory"KİMYA HATUN "Saide KUDS"İskender PALA "Katre-i Matem " kitap özetiNermin Bezmen-Bizim Gizli Bahçemizden kitabının özeti ~ Popüler Kitaplık,Popüler kitap özetleri,en son çıkan kitaplar
popüler kitap listesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
popüler kitap listesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ocak 2010 Çarşamba

V elev ki Ciddiyim "Gülse BİRSEL"


Yeryüzü belki geleceğe dair en umutsuz dönemini yaşıyor.

Bu ülkedeki, bu gezegendeki insanlar arıza vermeye başladı!

Birilerinin kurguladığı berbat bir senaryonun içinde saf saf oynayan aktörler olduğumuzu keşfediyoruz yavaş yavaş. Ve öfkeliyiz.

Keyifler kaçık, tepeler atık! Uçlarımız sivrildi, birbirimize batıyoruz. Hepimiz, ne demekse, “öteki tarafa”, gıcığız!

Ve en mülayim olanımız bile bizleri bu hale getirenleri bir eline geçirse, son yılların en popüler protesto gösterisindeki gibi, ayağından pabucunu çıkarıp kafalarına atıverecek! De, edebinden yapmıyor!

Hala inanıyorum ki son gülen ve de en gevrek gülen, bu silahsız, işinde gücünde, sakin, ahlaklı, kibar, sessiz çoğunluklar olacak.

Dolayısıyle bu kitabın kapağı aracılığıyla, kitabı alanlar adına, yani vekaleten, hali pür melalimize katkısı olan bütün kifayetsiz muhterislerin alnının ortasına, ayakkabımı “çtooong” diye fırlatıyorum!

Mizah en iyi silah, en iyi ilaç...

Son yılların popüler deyişiyle “Velev ki” ciddiyim, “Velev ki” ıskalamadım ve pabuç tam “yerine” ulaştı!

Heheheheheh! Siz var ya siz!

Düşüncesi bile içinizin yağlarını eritti değil mi?!

O zaman artık biraz gevşeyip gülebiliriz.

İyi okumalar!


Devamını okuyun...>>

1 Ocak 2010 Cuma

AŞKNAME"İskender PALA"


Aşkın kutsallığını, ayrılığın ve kavuşmanın anlamını, insanın aşka düşünce çektiği acıları, aşka düşen şairlerin dilinden dizelerle süsleyen İskender Pala, aşkı sadece kavuşmak olarak anlayanlara, aşkın tükenmeyen bir duygu olduğunu, beklemenin, özlemenin de aşka dair olduğunu seçkin bir üslupla anlatıyor.brbr Bundan yıllarca ve yıllarca önce yaşamış bazı şairleri ve onların şiirlerini, bu topraklarda yaşanan acıları ve insana dair en temel duyguyla aşkla yoğuran bu öyküleri, geçmiş zamana tanıklık ederek okuyacak, okurken sarsılacaksınız. Her yüzyıldan bir aşk öyküsü var kitapta. Tek başına okunduğunda her biri bir hüzün yumağı, ama ard arda okunduğunda yüzyıllar akarken değişen anlayışları ve hissedişleri sunan bir aşk tespiti... Bu kitabı okumadan aşk şudur demek daima yanlış yargı olacaktır.


Devamını okuyun...>>

19 Kasım 2009 Perşembe

Boleyn Mirası " Philippa Gregory"


Boleyn Mirası Philippa Gregory

· Artemis Yayınları
· Basım Tarihi : 09 - 2009
· ISBN : 9786054228348
· Çevirmen : Demet Altınyeleklioğlu

Tudor Sarayı'nda hayat mücadelesi veren üç genç kadının hikayesi... Cleves'li Anne, Katherine Howard, Jane Rochford

Boleyn Mirası, konumları, servet, beğeni ve gücün yanı sıra yalan, ihanet ve terör getiren üç kadına odaklanıyor. Darağaçları tarafından yönetilen bir sarayın etrafına gerilmiş ipekten bir ip gibi ince ince dokunmuş bir roman bu. Philippa Gregory, bir kez daha çoktan tarihe karışmış bir dünyaya hayat veriyor.
Taş basamakların üzerinde hışırdayan ipek eteklerin fısıltısı, alelacele yazılan bir notun satırlarını aydınlatan mum ışığının sarı gölgesi, yeni inşa edilmiş darağacı sehpasının altındaki Yeşil Avlu'da toplanan kalabalığın sesleri.

Hanedan romanlarının kraliçesi nefis bir destan yaratmış.'
- USA Today

'Büyüleyici. Hüzünlü. Keşke, tarih kitapları da böylesine canlı yazılabilseydi.'
- Entertainment Weekly

'Ne roman ama! Hayat dolu bir okuma şöleni!'
-New York Post

'Tarihi kurgu ustası Gregory, VIII. Henry'nin kadınlarına hayat veriyor… Entrika ve ironiyle dolu!'
-Publishers Weekly




Devamını okuyun...>>

17 Kasım 2009 Salı

KİMYA HATUN "Saide KUDS"


KİTAP TANITIMI;

Kocasının ölümünden sonra Mevlânâ Celaleddin-i Rumi ile evlenen Kerra Hatun, yerıi kocasının haremine yerleşir. Tabii sevgili kızı Kimya da odunladır. Kimya Hatun içine düştüğü bu yeni dünyada bir yandan kendini bulmaya çalışırken, diğer yandan da Mevlânâ'nın özel yaşamına şaşkınlıkla şahit olmaktadır...
irfan ve tasavvuf dünyasının iki dev ismi -Mevlânâ ve Şems'in- yaşamına dair birçok bilinmeyenin bilinmesine yardımcı olacağını umduğumuz bu romanın asıl kahramanları, herhalde kadın olduklar* için tarih tarafından bir kenara itilmişlerdi. Yazar Saide Kuds, eski yazılar ve Şems ile Mevlânâ'nın karşılaşma kayıtlarını derinlemesine inceledikten sonra hayatı bu her iki adama da bağlı olarak geçen genç bir kadının hikâyesinin unutulduğunu fark eder. Ve biyografik bir roman dili ile anlattığı Kimya Hatun'un yaşamını tozlu sayfaların arasından çekip gün ışığına çıkarır.


Devamını okuyun...>>

23 Eylül 2009 Çarşamba

İskender PALA "Katre-i Matem " kitap özeti


Roman, müzayededen alınan elyazması bir kitabın hikâyesiyle başlıyor. Okurlar, bu elyazması kitabın açtığı kapıdan giriyor, bir devre adını veren ‘lale’nin izinde yol alıyor. Romanda İskender Pala, sevdiğini aşklarının ilk gecesinde kaybeden Şahin’in, bu kaybın ardındaki esrarı çözmek için külhanlara, tomruklara, lalezarlara ve hatta Osmanlı sarayına kadar uzanan yolculuğunu anlatıyor.

İstanbul bu romanda, karmaşası, heyecanı, isyanları, kalabalığı ile lalelere bürünüyor. Öyle ki lale sadece bir çiçek değil, bir yaşayış tarzı, estetik bir tavır, kültürel ve tarihsel bir birikim olarak İstanbul’u, hatta tüm Osmanlı’yı çevreliyor. İstanbul, doğal tüm güzelliklerinin, mimari şaheserlerinin tarihî debdebesi ile beraber lalezarlara, lale yarışlarına, lale şiirlerine bezeniyor; lalelerin şehri, renklerin şehri, yaprakların şehri haline dönüşüyor.

İskender Pala, Katre-i Matem’de usta kalemiyle lalelere bezediği İstanbul’da kavuşup doyulamayan, kavuşulamayıp yakan aşkların elemli ve Osmanlı hallerini de tüm ıstırap ve coşkularıyla anlatıyor. Sevdiğini, aşklarının ilk gecesinde kaybeden Şahin’in macerasını anlatan roman, bu kaybın ardındaki esrarı çözmek için külhanlara, tomruklara, lalezarlara ve hatta Osmanlı sarayına kadar gidiyor. İşte bu yolculuk, okuru hiç ummadığı yerlerde hiç ummadığı maceralarla karşılaştırıyor.

Cinayetlerin gölgesiyle giderek gizemli bir hal alan olaylar Lale Devrine nihayet veren Patrona Halil İsyanının yakıcı siyasal çalkantılarıyla birlikte çözülmeye başlıyor.

Kalemimi hokkaya bandırdığım şu anda –ki Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’yı canından; Sultan III. Ahmet’i de tahtından eden cehennemden nişan Eylül İhtilali’nin üzerinden henüz iki hafta geçti- şahit olduğum olayları yazıp yazmamakta kararsız sayılırım. Bilemiyorum. Yazmak gerektiğini düşündüğüm şeyler bir bakıma devlete ait sırları ifşa etmek gibi bir ihanetin ağırlığını da vicdanıma yükleyecek. Öte yandan Şark’ın kutsal çiçeği laleye dair yorumlarda bulunacak ve belki şükufeciyan esnafını gücendirmiş de olacağım. Ama birisi çıkıp yiğit Şehzade Ahmet’i, aşağılık isyancıların yaptıklarını, cennete benzeyen İstanbul’u ve Sadabat’ın laleye kattığı zarafeti anlatmazsa bu dahi tarihe ve şehre haksızlık sayılır.


Devamını okuyun...>>

22 Eylül 2009 Salı

Nermin Bezmen-Bizim Gizli Bahçemizden kitabının özeti


Nermin BEZMEN'den

Bizim Gizli Bahçemizden

“Sık sık sorardın ‘Bizi ne zaman yazacaksın sevgilim?’ diye. Ben de ‘Daha vakit var birtanem’ derdim. ‘Daha yaşayacak çok şeyimiz var. İleride hepsini yazacağım.’ İleride? Neydi ki beklediğim? Sınırsız zamanda o bilinemez kestirilemez ömrün zamanında neyi beklemiştim ki?
Bak işte şimdi yazıyorum canım benim. Demek kendiliğinden gelmiş kapıma zamanı; seni beni bizi yazdırmak için.
Bana ait değilmiş belirlemek ne zaman yazacağımı.
Sen dümeni ele aldın yine açık denizlerde olduğu gibi…”
Sevilenin ardından yazılmış uzun bir mektup mu bu kitap?
Yoksa bir hatırat mı?
Otuz dört buçuk sene sürmüş bir tutkunun romanı mı?
Yoksa dayanılmaz bir özlemin İzmir’de günbatımı renkleriyle bezenmiş şiiri mi?
Bazı bazı tek bir paragrafta koca bir evliliği anlatıyor bu kitap.
Ama daha çok cesur bir aşk hikâyesini; yazar Nermin Bezmen’in yakın zamanda kaybettiği sevgili kocası Pamir Bezmen’le tanışmalarını ve aşklarını anlatıyor… Sevilenin ardından açılan yarayı ustası olduğu kalemiyle sarıyor Nermin Bezmen.


Devamını okuyun...>>